Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%1,61
BIST 92.250
%-0,38
Dolar 5,8733
%-0,30
Euro 6,5915
%-0,55
Altın 253,02
REKLAM

İran ABD ve Köfez

İran ABD ve Köfez

ABD öylesine kendisini Dünyanın vazgeçilmez “tek hâkimi ve tek lideri” olma yakıştırmasına yakıştırmış olmalıki, baktığı aynada kendi kendine sorular sormaya başlamış olmalıdır “Benden daha güçlüsü var mı” diye. Tıp aynada kendi kendine konuşanlar için “Kafayı sıyırmış” teşhisini koymaktadır. ABD Başkanı D.Trump’un kafasında galiba yiv, set kalmamış olmalıdır! Küresel gücü, küresel ekonomik baskılarla Kripto paranın gölgesinde yürütmeye kalkışarak, Dünya barışının düştüğü Demirci körüğünde alevlenmeye hazır hale getirmesi ileride ABD’nin bölünmesini hızlandıracağı şeklinde görülmektedir.

2 Mayıs 2019’da İran’dan petrol alan bazı AB ve diğer ülkeler verdiği istisnaları kaldırdı. Hâlâ İran’dan petrol satın almayı sürdüren Türkiye, Çin ve Irak şimdi Başkan D. Trump’un talimatı ile ABD yaptırımlarıyla karşı karşıya kalacaklardır görüntüsündedirler. Başkan D.Trump, 8 Mayıs’ta bu defa İran’ın demir, çelik, bakır ve alüminyum sektörlerine yaptırım kararındaki imzasını dudaklarını bükerek dünya kamu oyuna zafer görselliği edası olarak sundu!. İran, Atağa kalkarak, JCPOA anlaşmasının ihlalinin yıldönümünde ABD’nin baskıcı kısıtlamalarına artık uymayacağını açıkladı. Bununla da yetinmeyerek, Cumhurbaşkanı Hasan Rouhani, İran’ın nükleer anlaşmadaki çıkarlarını JCPOA anlaşmasını imzalayan ülkeler tarafından korunmazsa 60 gün içinde zenginleştirilmiş uranyum seviyesini artıracağını ABD’ye tehdit varı duyurdu.

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı 4 gün zarfında uranyumu yüzde 20 zenginleştirme faaliyetine başlamaya hazır olduklarını da açıkladı. İran’ın elindeki kartları güçlü, Natanz , Fordow, Bushehr ve Arak nükleer tesislerinde uranyum heksaflorid gazı verilerek U-235 adı verilen izotopunu ayrıştırdığı santrifüjleri bulunuyor.

İran, JCPOA anlaşmasının imzalandığı tarihte 20 bin santrifüje ve tonlarca uranyuma sahip olduğu bilinmektedir. Bu durumun birkaç ay içinde 8 ila 10 nükleer bomba yapmaya yeteceği belirtiliyor. Anlaşmayla santrifüj sayısı 2026’ya kadar 10 yıl boyunca 5 bin 60 ile sınırlandırıldı. Ayrıca İran’ın uranyum stoku da yüzde 98 düşürülerek 300 kilograma geriletilmişti. İran’ın bu miktarı 2031’e kadar geçmemesi şartı getirilmişti anlaşma ile.

İran ayrıca uranyum stokunun zenginleştirilme oranını yüzde 3,67’de tutmayı kabul etmişti. Almanya, İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin arasında JCPOA konusunda uzmanlar düzeyinde İran görüşmeler yaptı. Netice, netice yok ABD’yi kimse direk karşısına almak istememektedir.

Şimdi Nemi olacak!

ABD tarafından Terörist güç olarak gördüğü “İRAN DEVRİM MUHAFIZ GÜÇLERİ” 12 Nisan 2019 da yaptığı açıklama ile İran Deniz Kuvvetleri Komutanı General Hüseyin Hanzedari, ABD’nin Basra Körfezi’ndeki varlığının sembolik ve faydasız olduğunu söyleyerek, “ABD’nin Basra Körfezi’ndeki süresi dolmuştur ve burayı terk etmelidir” dedi.

Basra Körfezindeki ABD Savaş gemileri artık odak noktamızda, hedefimizde, ABD’nin harekete geçmesi halinde “Kurtuluşu olmayan kaderi var, vururuz.” Diye açıklamalar yaptı.

İran Cumhurbaşkanı Hasan Rouhani, “Ülke tarihinde benzeri görülmemiş tam bir ekonomik ve siyasi savaşla” karşı karşıya olduklarını söyledi. Ruhani, “Dinimizde, kültürümüzde teslim olmak yok, teslim olmayacağız. Çok zor şartlardayız, ancak umudumuzu yitirmedik” dedi. Bir gerçekse, İran’ın gücü inanç kültürüne dayanmaktadır.

Ayrıca; İran’ın içinde bulunduğu durumu 8 yıl boyunca IRAK’la yapılan savaş yıllarıyla kıyaslayan Ruhani, “Savaş yıllarında uygulan tek yaptırımın silah yaptırımı olduğunu, şu an uygulanan yaptırımların ise çok daha kapsamlı olduğunu söyledi. İran’la imzaladığı nükleer anlaşmadan geçtiğimiz yıl Mayıs ayında tek taraflı ayrılan ABD (Beyaz Sarayın) yönetimi, o tarihten itibaren İran’a yönelik geniş kapsamlı ekonomik yaptırımlar uyguluyor. Temelinde İran’dan Silah Pazarından pay alamama vardır.”

Bu durum nemi hatırlatıyor? Türkiye üzerinde oynanan yaptırım oyunlarının da temelinde, S-400 hava savunma sistemlerinin önceki versiyonu sayılan S-300’ler bu gün NATO üyeleri olmak üzere çok sayıda ülkede bulunuyor. Bunlar arasında NATO üyesi olarak Yunanistan, Bulgaristan ve Slovakya dikkati çekiyor. Türkiye’de olması ABD ye kaygı veriyor ve Baskıcı uygulamalara maruz kalıyor. Silah pazarı burada da rol oynuyor.

Aslında söz konusu olan Basra Körfezi hakimiyetini korumak Küresel gücü, bölgesel güç hakimiyeti ile pekiştirerek, İran gibi köklü ve bölgeye hükmetmek, ülkeye fiilen saldırmak yerine uzaktan savaşı tercih ederek, Ekonomik kıskaca sıkıştırarak, Doğrudan saldırmak yerine üçüncü bir tarafın vasıtasıyla mücadele etmeyi amaçlamaktadır. Üçüncü taraf BAE (Birleşik Arap emirlikleri) veya İsrail olma ihtimali ne kadar gerçek olabilir?

Basra Körfezi ve bölgeye bakıldığında Amerikan askeri Körfez yerleşimi kurulumuna ev sahipliği yapıyor. Bölgeyi denetleyen ABD Donanması’nın 5. Filosundan 7 binden fazla Amerikan askeri Bahreyn’de Kuveyt’te, 13 bin asker ABD Ordusunun Merkez İleri Karargahına ev sahipliği yapıyor. Dubai, Amerika dışındaki ABD Donanması için en büyük çağrı limanıdır. BAE, çoğu Amerikan Dronu ve F-35 jet uçağının yerleştirildiği Abu Dabi’deki Al Dhafra Hava Üssü’nde 5 bin ABD askeri personele ev sahibidir.

ABD ordusunun Merkez Komutanlığının ileri karargahı Katar’da Al Udeid Hava Üssünde, yaklaşık 10 bin askeri bulunuyor. ABD’nin Bölgesel gücü kaygı verir hale dönüştüğü için, Dünya liderliğini sorgulanır hale getirmiş ve statüko karşıtı devletler cesaretlenmiştir.

Uluslararası sistemde AB ve NATO gibi normları belirleyen ve diğer aktörleri peşinden sürükleyecek bir süper güç eksikliği tartışılmaya başlanmıştır. İRAN hâlâ Nükleer anlaşmaya uyuyor. D.TRUMP ABD’nin gelecekteki bir Demokrat başkanın Washington’u anlaşmaya geri döndürmesinden kaygılanarak İran’la aralarına bu günden başlayan bu nedenle İran anlaşmasını gelecekteki başkanlara duvar yapmak istiyor. Uluslararası bu Nükleer anlaşmayı öldürmenin tek güvenilir yolunun Tahran’ı antlaşmayı ihlal etmeye zorlamaktan geçtiği kurgulanıyor. İran Bu oyunda rol alacak mı?

Sağlıklı yaşayın sağlıcakla kalın.

411 defa okundu , , , , , kategorisinde, 16 May 2019 - 22:00 tarihinde yayınlandı
Yorumlara Kapalı